bmw reklamcısı olmak zor zenaat. böyle başarılı olmak şart.

“you know you are not the first, but do you really care?”

bundan tam 8766 saat ya da 365 gün 6 saat, ya da 52 hafta ya da 12 ay ya da tam 1 yıl önce bu blog yazılmaya başlandı. ve işte “EN” ler !

şimdiye dek  toplamda 12,276 kez okundu burası.

en çok arama yapılan megane fluence olmuş.
en çok tıklanan megane fluence in içini gösteren resim olmuş

en çok tıklanan sayfa, anasayfa olmuş =) ardından da megane fluence tabii ki
aynı günde en fazla ziyaretçiyi 7 Ocak 2010 perşembe günü almış
en çok yorumu “medeniyet” başlıklı post almış
genel olarak “en” beğenilen ise renklerimiz oldu, çok güzel yorumlar aldım.

iyi ki varsınız okuyucularım, daha çok “en” ler çıkaracağız…

hani bi dizi var ya, erşan kuneri* hikayesi kafasında. işte onu benim gibi tam olarak anlamayanlar için bir harita çıkartmışlar. sanırım yardımcı olur.

*erşan kuneri, cem yılmaz ‘ın 70ler dönemi seks furyasında canlandırdığı bir yönetmen. “köşkte geçiyo film zaten abi; ahçı bahçevanı, bahçevan şöförü, şöför uşağı…sonra hepsi uşağı” ve “pornucumuyuz biz” repliklerinin sahibi.

İlk bakışta Türkiye’de üretilen ticari araçlardan biri ama onu özel yapan daha geçenlerde aldığı bir ödül oldu. 2003 te üretimi başladığında Avrupa’da yılın ticari aracı ödülünü alan connect, daha bu yıl girdiği Amerikan pazarında da aynı ödüle layık görüldü. Tamamen Türk mühendisliği ürünü olan, Türkiye’ de tasarlanan, geliştirilen ve üretilen connect bu büyük başarıyı Detroit Fuarı’ nda ödülünü alarak resmileştirdi. Duratorq adındaki 3 motor seçeneğiyle 75, 90 ve 110 beygir üretilen araç uzun ve kısa olmak üzere iki şasi üzerinde yükseliyor. Van ve Kombi kullanım seçenekleriyle hem işe hem aileye hizmet verebilen Connect, Ford’un Gölcük tesislerinden Amerika’ya direkt olarak ihraç ediliyor. 2010 yılı içerisinde de hybrid modelinin çıkacağı duyumları var…

Tebrikler!

böyle bir şarkı yapılmıştı GS kalecisi Hayrettin için döner dururdu televizyonda. benim aklıma kimilerine göre komik bana göre facia bir aktör(!) olan hayrettin karaoğuz’u getiriyor bu aralar.  kızsız adam adlı kısa filmde yaptığı abartılı mimikleri ona bir şöhret getirdi, yeni bir sinema filmi çekilmiş onunla ilgili olarka ta cumartesi günü Okan Bayülgen’in konuğuydu. Kendine Jim Carrey’i örnek alan, örnek almakla kalmayıp taklidini yapan bir şahıs vardı karşımızda. Asosyal bir teenagerın toplum içindeki şaşırmış davranışlarını harfiyen sergileyen Hayrettin gerçekten kızsız adam filminden daha beter bir haldeydi. Kemal Sunal’dan da çalıntı “aptal komik” davranışlarının taklitten ödeye gidememesi ve kendini zoraki esprileriyle komik olarak lanse etmeye çalışması da acınacak bir durumdaydı. Bu ülkede çok insan ünlü oldu da… heralde olmasına üzüleceğim ilk 3′ün içindedir. YetenekSizsiniz Türkiye! bu adamı da ünlü yaparsınız…

her anlamda iyi bir yıldı bu yıl. herşeyin iyisini kötüsünü tanıma fırsatı oldu. sıradaki…

milletimize hayırlı olsun… %&%%*@*@!%**

motosiklet aleminin tartışma konularının başında gelir bu başlıktakiler. ne zararı var, ne yararı var diye sorulur durulur. her kafadan da bir ses çıkar. ben size işin %100 doğrusu nedir onun cevabını  yazıyorum. buyrun, onno usta’ya saygılar.

motorların krank ve piston yapısı itibarı ile yük altında olmadıklarında, ani yüksek devir kullanımlarında, merkez kaç kuvveti nedeni ile piston kollarını dışarı atma eğilimindedir. Bu nedenle de yük altında olmayan motorlarda ani zarar oluşmaması için, halk arasında “anvale” tabir edilen, ani yüksek devir gaz vermelerden kaçınılmalıdır.

yük altında ise dengeli dağılımla çalışan motorda bu gibi tehlikeler öngörülen maksimum devirlerin aşılmaması halinde söz konusu değildir. aynı şekilde soğuk bir motora da ilk çalıştırmada motorun kendine özel jikle sistemi devredeyken, ek olarak yüksek devirde tutmak hem tam ısınmamış yağın dağılımında aksamalara, hem de motor içi aksamlarının gerekli çalışma ısısına ulaşmadıklarından yağ eksiltme , aşırı yakıt tüketimi gibi zararları vardır. Ayrıca yapılan araştırmalar sonucunda, aracın tüm aksamlarının birlikte ısınması gerekliliği, gerek yakıt tüketimi gerekse uzun ömür açısından faydalı bulunmuştur. Bu da aracın motorunun kendi jikle sistemi ile kısa bir süre çalıştıktan sonra yola çıkmakla mümkündür.

ohannes totonyan “onno usta” 23 mart 2009 tarihli yazısından alıntıdır.

şahsen, fazer’ın hararet göstergesinin ilk dilimi yanmadan yola çıkmıyorum. aşırı soğuklarda ise devir saatindeki dilim sönene kadar yürütmüyorum motorumu. tavsiye ederim.

yukarıda yazanlar, içten yanmalı motora sahip her araç için geçerlidir. sadece motosiklet olarak algılanmasın.

http://hizar.tumblr.com ‘dan çaldım

mükemmel değil mi ??